Haber: TENZİLE AŞÇI Kamera: AKIN KÜÇÜKKURT
(İZMİR) - CHP`nin Cumhurbaşkanı adayı İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu`nun tutuklanmasının ardından İzmir`de başlayan eylemlere katıldığı için gözaltına alınarak tutuklanan E. Eral`ın annesi Devrican Eral, yaşadıkları süreci ANKA Haber Ajansı`na anlattı. Oğlunun hakkını savunduğunu belirten Eral, “Dokuz gün boyunca oğlumu hiç göremedim. Oğlumla birlikte çalışıyordum. Destekçimdi. Şu anda yapayalnız kalıyorsun. Hakkını savunduğu için yatıramazsın birini” dedi.
CHP`nin Cumhurbaşkanı adayı İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu`nun diplomasının iptali ve ardından İBB`ye yönelik soruşturmalar kapsamında tutuklanmasıyla başlayan protestolar devam ediyor.
Protestolarda ülke genelinde 300`ün üzerinde genç tutuklanırken İzmir`de de 19 genç gözaltına alınmalarının ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Acılı aileler, uzun süre çocuklarından haber alamazken bayram sonrası çocuklarını görebildiler.
Eylemlerde gözaltına alınarak tutuklanıp cezaevine gönderilen E. Eral`ın annesi Devrican Eral, yaşadıkları sürece ilişkin ANKA Haber Ajansı`na konuştu.
“Rutubet kokuyormuş çocukların üstü başı”
Oğlunun gözaltına alınma süreci ve sonrasını anlatan anne Eral, “Ben pazarcıyım. O gece Bostanlı`ya gittik, eşyayı indirdik. Oğlum da ‘Arkadaşlarımla gideceğim diyerek gitti. Saat 3`te babasını "Beni aldılar" diye aramış. Eylemlerden dolayı gözaltına almışlar. O andan itibaren kendisiyle hiç görüşemedik, sadece avukatlar aracılığıyla bilgi alabildik. Eşim ertesi gün baroya giderek avukatlarla görüştü. Ancak o süreçte bize hiçbir bilgi verilmedi. TOMA`nın sıktığı sularla olan kıyafetleriyleydi. Cuma günü mahkemeye çıkarıldılar. Rutubet kokuyormuş çocukların üstü başı. Alsancak`ta gözaltına alındı oğlum. Salı günü gözaltına alındı. Cuma günü mahkeme. O güne kadar hiçbir şekilde haber alamıyorsun, görüşemiyorsun. Ancak avukatlar aracılığıyla. Mahkeme günü de görüşemedim zaten” dedi.
“Bu çocuklar cinayet mi işledi!”
Oğlunun ve tutuklanan gençlerin sadece protesto hakkını kullandıklarına dikkat çeken Eral, şunları söyledi:
“Mahkeme sonucunda tutuklu yargılanmasına karar verildi. Avukatların söylediğine göre gayri ihtiyari sen, ben sokakta bunu yapsak hiçbir şekilde yatar suç değilmiş. Tutuklu yargılanılacak bir suç değilmiş. Bir örnek vereyim. Oğlum salı gün yakalandı. O günden önceki cumartesi günü, arkadaşın çocuğu bir mekana silahlı saldırı yapıyor: Cumartesi bunu yapıyor ve pazar günü çıkıyor. Silahlı saldırı, insanın canına kast ediyor. Ben bunu anlamıyorum. Ben polise zorbalık kullanılmasını onaylamıyorum. Ama bu çocuklar cinayet mi işledi?”
“Dokuz gün boyunca oğlumu hiç göremedim”
Oğlundan günler boyunca haber alamadığını kaydeden anne Eral, görüşemedikleri süre boyunca ihtiyaçlarının da karşılanmadığını belirterek, “Dokuz gün boyunca oğlumu hiç göremedim. Ancak avukat aracılığıyla haber alabildik. Kıyafet yok, hiç kıyafet verilmedi. Çocuklara bir ihtiyaçları verilmedi. Para pul hiçbir şey! Bizden maddi ya da manevi hiçbir şey alınmadı” diye konuştu.
“‘5 polis üzerime çullandı, biri yumruk biri tekme atıyor` dedi”
Oğluyla ilk görüşmesinde neler yaşadıklarını da anlatan anne Eral, ”Oğlumla görüştük. Alınışını ve ne yaptığını sorduk. O kimseye zarar vermemiş. Zaten durum belli. Bir şey yap ya da yapma hiçbir şey fark etmiyor şu anda. Arkadan saldırmışlar. Darp olarak ‘Bir alırken dövdüler` dedi. İçeride bir şey yapılmamış çok şükür. ‘5 polis üzerime çullandı, biri yumruk biri tekme atıyor` dedi. O olmuş darp olarak. Bu yaşananlar ne gurur verici ne de kabul edilebilir. Şunu anlatmak istiyorum: Bir birey olarak benim eylem yapma, protesto etme hakkım var. Sadece ‘Bunu elimden alamazsın` diyorum. Zorbalığa karşıyım. Ama benim protesto etmek gibi bir hakkım var. Sen bu hakkı elimden alamazsın. Ama sen diyorsun ki ‘Kimse sesini çıkarmasın, otursun aşağıya. Ne ise ona razı gelin.` Ama ben sesimi duyurmaya çalışıyorum. Ters bir şey varsa oğlumun çıkıp sesini duyurması taraftarıyım. Sadece oğlum için değil. Bizlere bakmayın. Bizler kıpırdayamıyoruz. Gırtlağa kadar borç herkeste. İnsanlar hiçbir şey yapamıyor. Bizim bir hafta çalışmamamız bizi 2 ay geri atıyor” ifadelerini kullandı.
“Yapayalnız kalıyorsun”
Oğlunun yokluğunda hayatının nasıl geçtiğini de anlatan anne Eral, “Oğlumla birlikte çalışıyordum. Destekçimdi. Şu anda yapayalnız kalıyorsun. O içeride acı mı çekiyor bilmiyorsun. Tamam gördük sonunda. Ama o dokuz gün boyunca hep insanın beyninde. Bir şey yapıldı mı, durumu ne, nasıl alındı... Çünkü sadece avukat aracılığıyla görüşüyorsun. Birebir görmüyorsun. Sen de beyninde bir sürü şey kurguluyorsun” diye konuştu.
“Hakkını savunduğu için yatıramazsın birini!”
Oğlunun tutukluluk halinin sonlandırılması için gerekli itirazların yapıldığını belirten Eral, adalet çağrısı yaparak şunları söyledi:
“Oğlumun çıkacağından umudum var. Çünkü katil mi bunlar? Bir şey yapılmamışsa zaten çıkması gerekiyor. Hakkını savunduğu için yatıramazsın birini! Adliyeler açıldığı için itirazlar yapıldı. Düzeleceğine inanıyorum. Bence onların mantıkları ‘İçeride ne kadar insan tutarsak dışarı o kadar insan çıkacak` diye düşünüyorum. Ben adillik istiyorum. Sadece ben değil herkes istiyordur. Hukuk ve yasa istiyoruz.”